Güzel Şey
- FİKİR EVRENİ

- 4 Eyl 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Eyl 2025
Günler geçiyor. Çabayla, mücadeleyle, bilinçle, ruhla…
Bazen deli tavuk gibi neye yetişeceğimizi bilmeden, ne yaşadığımızı fark etmeden.
Bakıyorum kafamı kaldırıp, inanamıyorum hızla değişen evrilen zamana.
Savaşlar, soykırımlar, gövde gösterileri, kadına şiddet…
Müzik, tiyatro, şiir, sinema, Sanat…
Gözyaşı, depresyon, kırgınlıklar, sahte yüzler…
Çocuk kahkahaları, yeni biçilmiş çim kokusu, iyi demlenmiş bir kahvenin kesif tadı…
Yalanlar, hurafeler, saçma TV programları…
Dost meclisi, lavanta bahçeleri, çikolatalı dondurma…
Bunların hepsini bir yaşıyoruz ve o denli fasılasız ki, her şey üst üste biniyor sanki.
Yeterince mutlu olamıyoruz.
Yeterince kederlenemiyoruz.
Yeterince enerjimiz yok.
Yeterinden fazla kaygılıyız.
Yeterince dinlenemiyoruz.
Ve çoğu zaman yorulduğumuza değiyor mu onu da bilmiyoruz.
Yine de masmavi gökyüzünü beyaza boyayan pamuk gibi bulutları görmek…
Denizin üstünden portakal turuncusu batan güneşi uğurlamak…
Akşam serinliğinde pencere sinekliğinden içeri beslenme niyetiyle girmek isteyen sivrisineğin beyhude çabasına çocukça sevinmek…
Harry Potter’ın dizi olacağı haberini almak…
Yazın geleceğine mutlu olmak ve buna rağmen en çok güz yapraklarını çiğnemeyi sevmek…
Sevmek, sevilmek, sevginin kıymetini bilmek.
Ve yaşamak.
Güzel şey.
Yazan: Sinem Alpoğuz


Yorumlar