Kültür Sanat Mimarlık*
- FİKİR EVRENİ

- 11 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Mimari = Fonksiyon (İşlev) x (Strüktür + Konstrüksiyon) x Sanatsal Değer
Vitrivius ile Antik çağda + larla ifade edilen bu denklemi, Bülent Özer mimarlık sanattan bağımsız düşünülemez diyerek bu şekilde düzenlemiştir. Mimarlık, toplumun kültürel farklılıklarının çokça etkisi altında kalan dallardan biri. Sir Edward Burnett Tylor’un da dediği gibi “Kültür, toplumun bir üyesi olarak kişinin elde ettiği bilgi, inanç, sanat, gelenek-görenek, alışkanlık ve becerileri içeren karmaşık bir bütündür”. Mimari üretimler de imkanlara ve becerilere bağlı verilen kararlar sonucu ortaya çıkar. İnşaat yöntemleri, kullanılan malzemeler, mekân boyutları, estetik tercihler ve dahası.
Sanat ise, Geç Antik Çağ’dan Rönesans’a kadarki sürede bilimin, tekniğin, zanaatın bir türünü meydana getiren her türlü beceri olan Latince “ars” tan türeyen bir kavram. Mimarlık, sanatla ilişkisi açısından tartışılsa ve birçok düşünür farklı sınıflandırsa da güzel sanatların görsel-plastik sanatlar alt dalında yer alır. Mimarlıkta akımlara, üsluplara göre yapının kendisinin toplumun güzellik, estetik algısına uyarak bir sanat ögesi olmasının yanı sıra sanatsal üretimlerle de desteklenmekte.
Mimarlıkta yapıların kendisinin estetik duruşunun ötesinde döneminin anlayışına uygun olarak resimler, bezemeler, motifler, işlemeler eklenir. Bazı mimari örneklerin iç ve dış mekanlarda sıkça rastlarız. Antik dönem mimarisindeki frizler ve heykeller, Barok mimarisinin birçok yapısında yer alan mukarnaslar, kalem işleri, süslemeler ve tavan resimleri, Gotik mimaride gördüğümüz heykelimsi sivri detaylar ve vitray tasarımları gibi.



Modern mimari örneklerde ise mimarın sanatçılarla iş birliği halinde ürettiği yapıya eklemeler şeklinde görmeye başlıyoruz. Bunun en iyi örneklerinden biri İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’ndaki Kuzgun Acar’ın Kuşlar heykeli, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu ve Nedim Günsür’ün mozaik panoları, Füreya Koral'ın seramik panosudur. Taksim AKM kırmızı çekirdek kaplamasındaki karo seramikler de eski halinde Sadi Diren’in seramik pano duvarına bir atıf olarak tercih edilmiş, bu gibi geçmiş üretimleri modernize ederek fikrin korunmaya çalışıldığı örnekler de yer alır.



Ek olarak, sanat ve mimarlık iki yönlü etkileşim içindedir. Nasıl mimari eserlerde sanatsal çalışmalara yer verilirse sanat eserlerinde de mimari yapıların, ögelerin ilham olduğuna sıkça rastlarız. Bugünkü John Sloan’ın Cornelia Sokağı veya daha öncesinde ilettiğim Hubert Robert’in birçok tablosu gibi.
*Bülent Özer’in aynı isimli kitabından yararlanılarak hazırlanmıştır.
Yazan: Gamze Sarı

Yorumlar